Bu sabah bu blogda fotoğraflarını da zaman zaman paylaştığım bankacılık zamanlarımda tanıştığım ve halen de dostluğumuzun devam ettiği Murat Aksoy'un yandaki fotoğrafıyla güne başladım.Günümü aydınlattığı için öncelikle arkadaşıma gıyabında teşekkür ediyorum.Attığı mailde dosya adına penceremden denilmiş ve mailin konusu da 'ayrık gibi görünse de ' olunca heyecanla fotoğrafı açtım ve bu yazıyı yazmaya karar verdim. Evet dedim bugün ki dersim birlik bilinci. Aslında yazmak istediklerimi fotoğraf öyle güzel özetlemişti ki gökyüzü yerle bir olmuştu. Zihnimiz olmasa bunun bir yansıma olduğunu bilmesek sadece yandaki fotoğrafa inanıp her şey bir diyebiliriz. Aynen bu fotoğraf da olduğu gibi aslında biz de görünmez enerjisel bağlarla birbirimize bağlıyız.Aslında hepimiz biriz. Bizi birbirimizden ayıran zihnimiz ve dünyayı algılama biçimimiz, hepimiz nasıl algılarsak öyle bir dünya kuruyoruz kendimize ve kendi dünyamıza inanıyor, etrafımızı ayrıştırıyoruz. Öyle çok ön yargılarımız var ki insanlarla, çevreyle, toplumla, dünyayla ilgili yargılarımız arttıkça yalnızlaşıyor, birlikten uzaklaşıyoruz ve farkında bile olmuyoruz.Hepimizin içinde harekete geçmeyi bekleyen büyük bir güç var, okuduğum bir kitap da doğduğumuzda büyük bir şatoda dünyaya geldiğimizi ancak giderek o şatonun odalarını ön yargılarla ya da kalıplarla birer birer kapattığımızı, en sonunda da koca bir şatoda sadece küçücük bir odada yaşamaya çalıştığımızı okumuştum.Gücümüzün farkına varamadığımızdan,etrafımızı ön yargılarla çevirdiğimizden küçücük bir odada bir ömür geçirmek zorunda kalmak, giderek yalnızlaşmak, giderek birlikten uzaklaşmak. Öyle bir güce sahibiz ki kendi frekansımızı yükselttiğimizde yakınımızda bizimle birlikte yaşayan herkesin de frekansını yükseltiyoruz. Düşündüğümüz bir iyilik de kötülük de sadece bizi değil tüm evreni etkiliyor. Biz oturduğumuz yerden sadece düşünerek iyiliği ya da kötülüğü yayabilecek güce sahibiz. Etrafımızdaki insanlarla, doğayla, hayvanlarla herkesle tıpkı bu fotoğraf da ki gibi biriz. Bu birlik bilinciyle hareket edebilirsek eğer tam ve bütün olmayı deneyimleyebiliriz. Yaradan hepimize nefesinden üflemiş ve hepimizin ön yargılardan, kalıplardan arınmış özü, O'nun özü ile bir aslında.
Sevgi, nefes ve ışıkla.
10 Haziran 2013 Pazartesi
Birlik
Etiketler:
bağ,
birlik,
fotoğraf,
Murat Aksoy,
öz
Geçen sene bir yılbaşı gecesi babam beni bırakıp gittiğinde, aslında anladım ki ölüm bir son değil başlangıç. Küçük bir kız çocuğuydum ve ilk aşık olduğum adam istemesem de beni bırakıp gitmişti. Hayatta ilk terk edilişim değildi ancak en acısıydı. Onun nereye gittiğini bulma sürecim beni buralara kadar getirdi. Transformal Nefes seminerlerinin birinde kulakları çınlasın ve güzellikler hep onunla olsun:) sevgili Ömer İnan babamı çok özlediğim bir anda onun bana bir hediye bırakarak gittiğini söylediğinde düşündüm ve evet dedim gitti ve bir arayış hediye etti bana.Babamın bir ruhu olduğunu ilk o zaman fark ettim ve ruh ölümsüz dedim. Babamı ararken kendimi buldum. Sonra da yolculuğumu paylaşmaya karar verdim.Bu yolculukta yoluma çıkan ve yolumu açan herkese çok teşekkürler. Umarım yaşadıklarım ve yazdıklarım kalplerinize ulaşır ve kendi hikayenizi yazmanıza vesile olur...
Sevgi, nefes, ışık ve aşkla ...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder